
Parti içi demokrasinin rafa kaldırıldığı AKP'de, Başbakan Erdoğan'ı eleştirmek ağır suç. “Tuz kokmaya başladı. Yolsuzlukla mücadele parti dışındakilerle sınırlı kalırsa siyasi avantaja dönüşür” dediği için kesin ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edilen Hatay Milletvekili Fuat Geçen, dün partiden ihraç edildi. BBP Genel Başkanı Yazıcıoğlu bu durumu şöyle değerlendirdi:
"Milletvekiline yolsuzluk iddiasında bulundu diye ceza veren AKP, aslında bütün kamu personeline, bütün savcılara, hâkimlere, vatandaşlara ve iş adamlarına mesaj veriyor: Yolsuzlukla ilgili belge ortaya koyan milletvekilini bile ihraç ediyorsam senin hiç gözüne bakmam demek istiyor. Şaibeli olanları kanatları altına alıyor. Temiz siyaset, dürüst siyaset isteyen milletvekillerini cezalandırıyor. Diyor ki; sesinizi çıkarmayacaksınız. Görmedim, duymadım ve herhangi bir şekilde iddiada bulunmayacağım diyeceksiniz. İşte AKP, işte iktidar, işte yönetim anlayışı.”
Cumhuriyet Tarihinde İlk
“Geçen'in yolsuzluk yapanları, belgeleriyle ortaya koyması bir siyasi partiden ihraç edilmesini sağlamıştır. Cumhuriyet tarihinde ilk defa böyle bir şey yapılmıştır. Yolsuzluk yapanlara soruşturma açması gerekenler, yolsuzluk var diyenlerin üstüne gitmektedir. Yani toplum susturulmak istenmektedir. Milletvekiline yolsuzluk iddiasında bulundum diye ceza verenler, aslında bütün kamu personeline, bütün savcılara, hakimlere vatandaşlara ve ticaret yapan kamuda iş yapan bütün ticaret iş adamlarına mesaj vermektedir” şeklinde konuşan Yazıcıoğlu'na bir basın mensubunun, “Fuat Geçen BBP'ye mi geçiyor?” sorusunu yöneltmesi üzerine Yazıcıoğlu, bu konuda yorum yapmasını nezaketen doğru bulmadığını ifade ederek, “Bu Sayın Fuat Geçen'in yapacağı bir değerlendirmedir. Geçen'le şu an bir görüşmemiz yoktur. Geçen, çok düzgün bir profil ortaya koydu. Milli meselelerde duyarlık gösterdi. Meclis'te yapmış olduğu yeminine sadık kalarak, milletin vicdanı oldu. Çok kıymetli bir milletvekilimiz” yanıtını verdi.
Her Vatandaşımıza BBP'nin Kapısı Açıktır
“BBP'nin kapıları Fuat Geçen'e açık mı?” şeklindeki başka bir soruya ise, Yazıcıoğlu, “BBP, başka bir siyasi parti içerisinde varlığını sürdüren kişilerle ilgilenmiyor. Ancak tamamen bağımsız kaldıktan sonra Türkiye'nin en temiz, en dürüst kalmış istikrarlı bir siyasi partisi olarak, bütün milletimizin değerlerine bağlı, her vatandaşımıza BBP'nin kapısı açıktır” karşılığını verdi.
Dışarıda Birileri Hapşırıyor Biz Nezle Oluyoruz
BBP Genel Merkez'inde düzenlediği basın toplantısında ülke ekonomisini değerlendiren Yazıcıoğlu, “İktidar elindeki büyük imkânları rasyonel kullanamadığı için, vatandaşın kendisine verdiği gücü doğru politikalarla yönetemediği için, Türkiye yine yeni krizlerle karşı karşıya kalmıştır. Bu iktidar bir taraftan ekonomiyi yönetemiyor, diğer taraftan demokratik süreci işletemiyor, güven vermiyor.
Ciddi şekilde yine yolsuzluklarla itham edilme noktasına gelmişlerdir” dedi ve ülkemizin son bir ayda borsada 43 milyon dolar kaybettiğini hatırlatarak, “Ne oldu, şirketler zarar mı etti? Dışarıda birileri hapşırıyor, biz nezle oluyoruz” yorumunu yaptı.
Yazıcıoğlu, AKP iktidarının her şeyi güllük-gülistanlık gösterdiğini belirterek, “Ekonominin kırılgan olduğunu, her an bir türbülansa girebileceğimizi söylemiştik” dedi.
Zam Sağanağı Var
“Ekonominin büyüdüğü, istikrarın sürdürüldüğü ve her kesimin mutlu olduğu, iktidarın sürekli tekrar ettiği beyanlardır” diye devam eden Yazıcıoğlu, Türkiye'nin bir zam sağanağı ile karşı karşıya kaldığını söyledi.
Yazıcıoğlu şöyle devam etti: “Ancak, son dalgalanmalar ekonominin sağlam bir zemine oturmadığını ortaya koydu. Her an fay kırılmalarıyla ve ciddi ekonomik depremlerle karşı karşıya olduğumuz ortaya çıktı. Sadece borç faizlerini ödemeyi temel alan IMF kontrollü bir ekonomiyle kalkınmamız mümkün değildir. Tefeci mantığıyla, sadece alacağını ve kazandığını düşünen, insafsız küresel sömürüyle karşı karşıyayız. Ekonomimizi küresel sermayenin insafına terk edenler milli bağımsızlığımızı da tehdit altına sokmuşlardır.”
Yazıcıoğlu'ndan AKP'ye Sorular
Yazıcıoğlu, AKP iktidarına güvenin azaldığını kaydederek, AKP iktidarına şu soruları sordu: Türkiye ekonomisine; para basarak, özelleştirmelerden, iç ve dış borçlanmalar yoluyla ihtiyacın üzerinde para girmiştir.
Bu paralar nerede?
Bu paralar niçin yatırıma dönüşmedi?
İktidarın sürekli ifade ettiği şey “enflasyon düştü” peki enflasyon kağıt üzerinde düştü de ekonomiye genel olarak nasıl yansıdı?
İşsiz sayısı azaldı mı?
İstihdam artırılabildi mi?
Çalışanların geliri arttı mı?
Üretim arttı mı?
Dış ticaret açığı azaldı mı?
Borçlanma azaldı mı?
Hayır. Hiçbiri olmadı!
IMF Ekonomileri İle Kalkınamayız
Yazıcıoğlu, AKP'nin ekonomi politikasını ciddi biçimde eleştirdiği konuşmasına şöyle devam etti: “Millete kemer sıktıranlar sürekli fedakarlık ve sabır isteyenler, kendileri devlet kaynaklarını kullanırken hiçbir değer tanımıyorlar. Her fatura halkımıza çıkarılıyor. Doğrudan ve dolaylı vergiler milletin canına tak dedi, şimdi de otomatiğe bağlamış gibi zam üzerine zam geliyor. Akaryakıt, çimento, demir, gübre sürekli zamlanıyor. Her kesimin kendine gelmesini sağlamalıdır. Sadece dışa bağımlı bir ekonomik anlayışla yoluna devam edemeyeceğini görmelidir. Sadece borç faizlerini ödemeyi temel alan IMF ekonomileri ile kalkınamayız. Tefeci mantığıyla sadece alacağı faizlerin ve daha çok kazanmanın hırsıyla hareket eden IMF anlayışıyla, Türkiye ekonomisinin düzlüğe çıkması mümkün değildir. Hiçbir vicdani ölçü onları tatmin etmemektedir. Verdiği borcun faizini aldıkça ekonominin iyi gittiği anlayışını sürdüren IMF kontrollü bir ekonomik model Türkiye açısından bir kurtuluş olamaz. Daha çok kazanmak, daha çok borç vererek faizden kazanç elde etmek anlayışıyla hareket eden IMF'nin kontrolü altındaki bir ekonomi milli bağımsızlığımızı da tehdit etmektedir. Türkiye ekonomisine son zamanlarda ciddi paralar girmiştir. Türkiye Cumhuriyeti ekonomisine para basarak, özelleştirmelerden iç ve dış borçlanma yoluyla ihtiyacın üzerinde para sokulmuştur. Bu paralar bugün nerededir. Neden yatırıma dönüşmemiştir. İktidarın sürekli ifade ettiği enflasyon düştü, enflasyon düşürülüyor. Bu da ekonominin iyiye gittiği anlamına geliyor demektedirler. Enflasyonun kâğıt üzerinde düşmüş olması ekonomiye genel olarak nasıl yansımıştır? Artan kur ve faiz oranlarıyla birlikte, eksi büyüme borç artışını tetikleyebilir. Türkiye'nin buna tahammülü yoktur. Kur-enflasyon sarmalının kırılması için enflasyon-kur beklentilerini kuracak acil tedbirlere ihtiyaç vardır. Giderek iktidara güven daha da sarsılıyor. Bu güvensizlik piyasayı mutlaka etkileyecek, sorunları daha da derinleştirecektir. Döviz, faiz-enflasyon maliyetleri etkileyecek haklı olarak yatırımcılara maliyet enflasyonu olarak yansıyacaktır.”
kaynak:www.haber7.com